Allah'ın Kuran'da bildirdiğine göre, tüm insanlık, Allah'a iman edenler ve etmeyenler olarak iki gruba ayrılmıştır.
İman eden kişi Allah'ın sonsuz kudretinin farkındadır: Kendisini ve tüm diğer varlıkları O'nun yarattığını, her şeyin O'nun kontrolünde olduğunu, Rabbinin gücünün her şeye yettiğini ve tüm mülkün O'na ait olduğunu kavramıştır. Bu dünyanın geçici bir yurt olduğunu ve burada yaptıklarının hesabını ahirette Allah'a vereceğini de bilmektedir.
Bu filmlerin amacı, dinle yeni tanışan kişilerin aklına gelebilecek bazı sorulara Kuran ayetleriyle cevap vermek, iman edenlerin bu konulardaki bilgilerini tekrar hatırlatmaktır.
Allah’ı inkar adına ortaya çıkmış olan; insanlara, Allah’a karşı sorumlu olmayan başıboş birer hayvan olduğu telkinini veren, her şeyin tesadüflerle meydana geldiği iddiasını kitlelere yayan ve doğal seleksiyon iddiası ile tüm dünyaya zayıfların yok olması, güçlülerin ise hayatta kalması düşüncesini yayarak 20. yüzyılın başından itibaren bütün dünyayı zulme, dejenerasyona, kitle katliamlarına, savaşlara sürükleyen EVRİM TEORİSİNİN, ASIL KORUYUCUSU, ASIL DESTEKLEYİCİSİ MASONLUKTUR.
İncil’de belirtilen, barışçıl görünüp sonradan zulüm yapacak olan deccali sistem masonluktur. Ve İncil’de geçen söz konusu masonik sistem, Peygamberimiz Hz. Muhammed’den rivayet edilen hadislerle tam anlamıyla mutabakat göstermektedir. Peygamberimiz’in hadislerinde, İncil’de de belirtildiği şekilde, dünyanın son döneminde Deccal’in yalancı peygamber olarak ortaya çıkacağı, dindar görünümü ile insanları kandıracağı, yanında bir şahıs olacağı ve onun da yalancı peygamber olarak ortaya çıkacağı belirtilmiştir. Deccal, İncil’de olduğu gibi, hadislere göre de, tüm dünyayı hakimiyeti altına alacak, dindar görünümü ile kitleleri peşinden sürükleyecek, fakat tüm dünyaya zulüm getirecek ve zulmünden tanınıp anlaşılacaktır.
Hz. Musa, ardında Firavun’un ordusu olduğu halde Kızıldeniz'in önünde... hep Allah'a yönelerek dua etmişler, yalnızca O'ndan yardım dilemişlerdir.
Rabbimiz’in kutlu elçilerinin, yaşamları boyunca Allah’a tam bir teslimiyetle ettikleri içli, katıksız ve samimi dualar, müminler için duanın en hikmetli örneklerini oluşturur.
Dua insanlar için Allah'a bir yakınlaşma vesilesi, O'na olan sevgi, bağlılık, sadakat ve teslimiyetlerini dile getirme fırsatıdır.
Peygamberlerin samimi ve ihlaslı dualarını öğrenmek ve Allah'a aynı samimiyetle dua etmek, insanın Allah'a olan yakınlığının artmasına önemli bir vesiledir.
İçinde bulunduğumuz dönem, Peygamberimiz (sav)’in ahir zamana yönelik hadislerinde bildirdiği çok önemli olaylara sahne olmaktadır.
Ahir zamanla ilgili alametler birbiri ardınca ve hadislerde tam tasvir edildikleri biçimde ortaya çıkmaktadır.
Ahir zaman alametleri olarak adlandırılan olaylar, "küçük ve büyük alametler" olarak ele alınmaktadır..
Ancak bu alametlerden herbiri diğerinden ayırt edilemeyecek derecede önem taşır ve İslam dünyasının geleceğine ışık tutar.
Bu filmde, Peygamberimiz (sav)'in 14 yüzyıl önceden en ince ayrıntılarıyla haber verdiği bu alametlerin her birinin gerçekleşmekte olmalarının ne kadar büyük bir mucize olduğunu göreceksiniz.
Hz. Muhammed (sav), Allah’ın en son hak kitabını vahyettiği, güzel ahlak ve imanı ile tüm insanlara örnek kıldığı mübarek bir insandır. Günümüzde de Peygamberimizin bu eşsiz ahlakı ve sorunlar karşısındaki akılcı yaklaşımları evrenselliğini korumakta ve insanlara ışık tutmaktadır. Müslümanlara düşen ise Resulullah'ın bu üstün özelliklerini tanımak, örnek almak ve tüm insanlığa tanıtmaktır. Aynı zamanda ona benzemek, ahirette onunla yakın bir dost olabilmek için her türlü çabayı en fazlasıyla göstermektir.
Her dört kişiden birinin Müslüman olduğu günümüzde, Müslümanların sayısının tarihte ilk defa Hıristiyanların sayısını geçtiği bildirilmektedir. Müslüman nüfusun sayısının yakın gelecekte daha da artacağı ve İslam'ın dünyanın en büyük dini haline geleceği tahmin edilmektedir. Bu istikrarlı yükselişin nedeni, sadece Müslüman ülkelerin nüfuslarının artış hızı değil, aynı zamanda diğer dinlerden ve kültürlerden pek çok insanın İslam'ı seçmesidir. Uzun bir süredir dünya çapında yaşanan dini ve manevi değerlere dönüş süreci, bu olayla birlikte hak din olan İslam'a dönüş halini aldı. Bu İslam ahlakının dünyaya çok hızlı bir şekilde yayılmaya başladığının çok önemli işaretleridir.
Doğadaki birçok canlı, yavruları için fedakarlık gösterir. Yavrularını büyütebilmek için birçok zorluğa katlanır. Yavrularını korumak için her türlü tehlikeyi göze alır, kimi zaman kendi yaşamlarını dahi feda ederler. Çünkü canlılar Darwinistlerin iddia ettikleri gibi tesadüfen var olmamışlardır. Tüm bu canlıları Allah yaratmıştır ve onlara hiçbir şekilde açıklanamayacak olan şefkat, merhamet ve fedakarlık gibi duyguları ilham etmiştir. Bu filmde Allah’ın canlılara ilham ettiği bu duyguyu; yavru sevgisini, anne şefkatini ve canlıların yavruları için yaptıkları fedakarlıkları izleyecek ve yeryüzündeki en büyük yaratılış mucizelerinden birine tanık olacaksınız...
Allah’ın varlığını inkar eden ateist bir öğreti... Putperest bir din... İnsanın kendi kendine acı çektirmesini öngören bağnaz bir gelenek...
Bu filmde günümüzde bazı insanların özentiyle baktığı Budizm'in gerçekte ne kadar yanlış inanç ve uygulamalar içerdiğini, karma ve reenkarnasyon hurafelerinin insanları nasıl yanılttığını izleyeceksiniz.
Bu dinin yanılgılarının en büyüğü ise, Allah'tan gelen bir bilgiye değil, birtakım insanların zaman içinde ürettikleri gelenek ve felfeselere dayanması, onları kutsal kabul etmesidir. Budistler ve bu dine sempati duyanların bir an önce bu gerçekleri detaylıca düşünmeleri gerekmektedir. Çünkü Allah'ın indirdiği din dışındaki öğretileri kendilerine din olarak kabul eden insanlardan Kuran'da şöyle söz edilmektedir:
Onların içinde bulundukları din mahvolucudur ve yapmakta oldukları şeyler de geçersizdir. (Araf Suresi, 139)
Birlik… Dayanışma... Fedakarlık... Özveri… Bunlar hemen her toplumda örnek vasıflar olarak kabul edilir. Her insan, bu erdemlere sahip bireylerin arasında hayat sürdürmenin özlemini duyar. İzleyeceğiniz bu filmde de bu güzel ahlak özellikleri konu alınmıştır. ...Ancak bu filmin kahramanları insanlar değildir...
Ortaçağda, tarihe yön veren birçok olayın perde arkasında gizli bir örgüt vardı. Bu gizli örgütün ilk kimliği "Tapınak Şövalyeleri" idi. Tapınak Şövalyeleri başlangıçta Hıristiyanlık uğruna savaşmaya and içmiş bir Haçlı tarikatı olarak kuruldu. Ancak zamanla sapkın öğretilere kapılarak Hıristiyanlıktan bütünüyle uzaklaştı.
Tarikat üyeleri dünyevi çıkar ve ihtiraslara kapılarak Allah'ı ve dini unuttular. Askeri güçlerini ve siyasi bağlantılarını kullanarak büyük servetler elde ettiler. Ortaçağda, Kilise'den ve Avrupa devletlerinden çok daha büyük bir maddi güce ve zenginliğe ulaştılar. Bu büyük güç sayesinde tapınakçılar, zamanla devlet yöneticilerine, Kilise otoritelerine dahi söz geçirir hale geldiler. Pek çok ayrıcalık ve dokunulmazlık elde ettiler. Her türlü yolsuzluğun, ve karanlık işin düzenleyicisi oldular. Sapkın ve dejenere ayinler, ritüeller uyguladılar.
Tüm bu saydığımız nedenlerden dolayı da tutuklandılar, yargılandılar ve yasaklandılar. Ancak yeraltında örgütlenmeye devam ettiler. Ve bir süre sonra farklı bir isimle ortaya çıktılar: Masonluk.
Bu filmde, yüzyıllardır bir sır perdesi arkasına gizlenmiş olan masonluğun gerçek kökeni, yani Tapınak Şövalyeleri inceleniyor. Büyük bir ilgiyle izleyeceksiniz.
Bu belgesel boyunca sadece bilimsel delillere dayanarak hayatın gerçek kökeni incelenmektedir. Ortaya çıkan sonuç açıkça göstermektedir ki, canlılık Darwinizm'in ve genel olarak materyalist felsefenin iddia ettiği gibi rastlantılarla ortaya çıkmamıştır. Canlı türleri tesadüflerle birbirlerinden evrimleşmemiştir. Aksine, tüm canlılar ayrı ayrı ve kusursuz bir biçimde yaratılmışlardır. Allah, tüm evreni ve içindeki tüm canlıları yoktan yaratmıştır. İnsanı da, o hiçbir şey değilken yaratan ve sayısız özellikle nimetlendiren Allah'tır.
Bu belgeselin hazırlanmasındaki amaç, evrim teorisinin bazı insanların sandıkları ya da göstermeye çalıştıkları gibi "açık bir bilimsel gerçek" olmadığıdır. Aksine, evrim teorisi ile bilimsel bulgular karşılaştırıldığında ortaya çok büyük çelişkiler çıkmaktadır. Evrim teorisi, popülasyon genetiği, karşılaştırmalı anatomi, paleontoloji, moleküler biyoloji ve biyokimyasal sistemler gibi pek çok farklı alanda, tek kelimeyle bir "kriz" içindedir.
Bu belgeselde evrim teorisinin içine düştüğü bu kriz de incelenmektedir. Belki bazı okuyucular, kendilerine her ne anlatılırsa anlatılsın evrim teorisine inanmaktan vazgeçmeyecek bir bakış açısına sahip olabilirler. Ancak yine de bu belgeseli seyretmeleri en azından inanmakta ısrar ettikleri evrim teorisinin bilimsel bulgular karşısındaki gerçek konumunu görmeleri açısından kendilerine yarar sağlayacaktır.
Günün birinde dünyaya gözlerinizi açtınız...
Önce okul yılları...
Sonra yetişkinlik dönemi...
İşiniz, aileniz ve dostlarınız oldu...
Belki eviniz, arabanız, çocuklarınız ve tabii ki sorumluluklarınız...
Hatırlamanız, dikkat etmeniz gereken pek çok konu...
Gün boyunca "bunu kesinlikle unutmamam gerek" dediğiniz ne kadar çok konu var! Bunları unutmamak için notlar tutuyor, çeşitli önlemler alıyorsunuz. Bazı işlerinizi unutma ihtimalini düşünmek dahi istemiyorsunuz.
Peki bu saydıklarımızla kıyaslanmayacak kadar önemli konuları unutmuş olduğunuzu söylesek ne yapardınız?
13. asrın büyük müceddidi Bediüzzaman Said Nursi de eserlerinde Hz. İsa'nın yeryüzüne dönüşü, Hz. Mehdi'nin ortaya çıkışı ile ilgili ayetlere ve Peygamberimiz (sav)'in bu konulardaki hadislerine geniş yer vermiş, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişi hakkında tüm Müslümanlara yol gösterecek önemli açıklamalarda bulunmuştur. Bu filmleri izlediğinizde Bediüzzaman'ın, Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişinin şahsı manevi olarak değil bizzat geleceklerine dair yaptığı çeşitli açıklamaları göreceksiniz.
Gökyüzünün süsleri olan kuşların nasıl olup da havada uçtuklarını merak ediyorsunuz, değil mi? Öyleyse bu filmi hemen izlemeye başlayın. Bu filmde çalışkan karıncaların hiç bilmediğiniz özelliklerini de öğreneceksiniz arkadaşlar. Sevimli koalaları ve develeri daha yakından tanıyacaksınız.
Penguenlerin insanlardan daha hızlı yüzebildiklerini öğreneceksiniz.
Kusursuz altıgen petek yapan balarılar, hassas mühendislik hesaplarına uygun barajlar inşa eden kunduzlar, kör olmalarına rağmen gökdelenler yapan termitler, dokumacı kuşlar, kağıttan apartmanlar kuran yaban arıları, ağ ustası örümcekler ve doğadaki diğer usta mimarlar...
Tüm bu canlılar, şaşırtıcı mimari eserler ortaya koyarak aslında kendilerin yaratan Allah'ın onlara verdiği yetenekleri bize tanıtmaktadırlar. Her biri Allah'ın ilhamıyla hareket etmektedir. Bir Kuran ayetinde haber verildiği gibi, "O'nun, alnından yaklayıp-denetlemediği hiç bir canlı yoktur." (Hud Suresi, 56)
Bu filmde, doğadaki bu şaşırtıcı mimarları izleyecek ve Allah'ın bu canlılara ilham ettiği özelliklere hayran olmaktan kendinizi alamayacaksınız.
Oksijen Allah’ın insanlara sunduğu mucizevî hayat kaynağıdır. Solunum yaparken sürekli ciğerlerimize aldığımız, görünmez ve dokunulmaz hayat iksiridir Her an, her saniye Allah'ın verdiği bu nimeti kullanıyoruz. Üstelik bu satın alabileceğimiz ya da bir tanıdığımızdan ödünç isteyebileceğimiz bir şey de değil. Ama yine de onu bulmak için uzaklara gitmemize gerek yok. Gittiğimiz her yerde her an bizim için hazır olarak bulunuyor. Ve bizler onun için hiç bir ücret ödemiyoruz. Her insan kendisine güzellik sunan kişilere teşekkür etmeye özen gösterir. Peki, size hayat veren Yaratıcımız olan Allah'a bunun için ne kadar şükrediyorsunuz?
Hz. Muhammed (sav) yalnızca içinde bulunduğu kavme değil tüm insanlığa ve cinlere gönderilmiş üstün bir peygamberdi. Yüce Allah, Kuran-ı Kerim'de onu "alemlere rahmet” olarak gönderdiğini bildirmiştir.
Peygamberimiz (sav), Allah’ın kendisine bildirdiği İslam ahlakını hayatının sonuna kadar büyük bir azim ve kararlılıkla, en güzel biçimde yaşamış ve insanlara tebliğ etmiştir. Yalnızca Allah'a güvenip dayanarak sürdürdüğü bu tebliğ, Allah'ın izniyle kısa zamanda çok geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Mübarek Peygamberimiz (sav) 1400 senedir milyonlarca kişinin iman etmesine ve Kuran'da bildirilen güzel ahlakı öğrenip yaşamasına vesile olmuştur.
Günümüzde de Hz. Muhammed (sav)’e vahyedilen Hak Din'in dünyadaki etkisi çığ gibi büyümekte ve her geçen gün yüzlerce insan akın akın onun gösterdiği doğru yola girmektedir.
Bu film size şah damarınızdan daha yakın olan Allah'ı, Kuran'da bildirdiği şekilde tanıtmak için hazırlanmıştır. Bu filmin amacı, kafanızdaki puslu, silik, yanlış bilgilerin yerine Kuran-ı Kerim'deki gerçek Allah inancını koymak, böylelikle yüce Allah'ı daha iyi tanımanızı, O'na daha yakın olmanızı sağlamaktır. Allah, 1400 yıl önce indirdiği Kuran ayetleriyle insanlara kendini tanıtmış, Kendine ait isimleri bildirmiştir. Kuran'da verilen çeşitli örnekler ve anlatımlar O'nun sonsuz aklını, ilmini, sanatını gözler önüne serer. Allah Kuran ile Kendisini kullarına tanıtır.
İçinde bulunduğumuz dönemde, hemen her gün dünyanın çeşitli bölgelerinde deprem, kasırga, yıldırım, sel gibi doğal felaketler yaşanmakta... Bu felaketler, birçok ülkede milyonlarca insanı etkilemekte ve hesaplanamayacak büyüklükte maddi hasarlara yol açmakta... Tüm bu yaşananlar ise akıllara şu soruyu getirmekte: Geçmişe oranla çok daha sık ve birbiri ardınca gerçekleşen bu felaketler, 1400 yıl önce Peygamber Efendimiz (sav) tarafından haber verilen ahir zamanın alametleri midir? Peygamberimiz (sav) hadislerinde ahir zamanı ve özelliklerini detaylı olarak tasvir etmiştir. Peygamberimiz (sav)'in günümüzden yüzyıllar önce ayrıntılarıyla açıkladığı işaretler, içinde bulunduğumuz dönemde birbiri ardınca ve tam olarak hadislerde belirtildiği biçimde gerçekleşmektedir.
Bu filmin amacı, Peygamberimiz (sav)'in ahir zamanla ilgili hadislerinde bildirdiği doğal felaketlerin, günümüzde birer birer gerçekleştiklerini gözler önüne sermektir. Bu vesileyle de, insanlara kıyamet gününün yaklaşarak geldiğini hatırlatmak, o zorlu gün gelmeden önce öğüt alıp düşünmeye sevketmektir.