| |
Allah Hz. Süleyman’ı Kendi Katından çok büyük nimetlerle ve üstün ilimlerle desteklemiştir. Ona hiç kimsenin ulaşamayacağı bir mülk, görkemli bir saltanat, eşi ve benzeri görülmemiş bir hakimiyet vermiştir.
Hz. Zülkarneyn de yine kendi döneminde dünya üzerinde hakimiyet kurmuş, üstün bir ilimle toplumları yönetmiş iktidar sahibi bir şahıstır.
Hadislerde, Hz. Süleyman ve Hz. Zülkarneyn dönemlerinde yaşanan dünya hakimiyetinin ahir zamanda bir benzerinin yaşanacağı haber verilmektedir. Bu, Hz. Mehdi dönemidir.
Hadislerde bu olay şöyle bildirilmektedir:
Hz. Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir. (El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Hz. Mehdiy-il Muntazar, s. 29)
Bu filmin amacı, tüm insanları ahir zamanın bu önemli müjdesi üzerinde düşünmeye ve bunun heyecanını paylaşmaya teşvik etmektir. |
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN ŞEMAİL-İ ŞERİFİ
Peygamberimiz (sav)'in ailesiyle ve çevresindeki müminlerle olan ilişkisi, günlük hayatına dair detaylar, dış görünümü, görenleri hayran bırakan heybeti, sevdiği yiyecekler, giyimi ve gülüşü gibi pek çok detay İslam alimleri tarafından "şemail" kelimesiyle ifade edilir. Şemail kelimesi "şimal" kelimesinden türemiştir. Bu kelime "karakter, huy, hal, hareket, davranış ve tavır" gibi anlamlar taşır. Ancak “şemail” kelimesi zaman içinde özelleşmiş ve Peygamber Efendimiz (sav)’in nasıl bir yaşam sürdüğü ile ilgili detayları ve kişisel özelliklerini ifade eden bir terime dönüşmüştür.
Peygamber Efendimiz (sav)’in Ashabı, bu kutlu insanın dış görünümünün güzelliğinden görenleri hayran bırakan heybetine, nurundan duruşuna ve gülüşüne kadar pek çok detay aktarmışlardır.
Peygamberimiz (sav)'in karakterine ve görünüşüne dair aktarılan her detay, onun üstün ahlakının bir yansımasıdır. Peygamber Efendimiz (sav)’in şemailinin anlatıldığı bu belgeselin hazırlanmasındaki amaç ise, onun çeşitli kaynaklarda aktarılan güzel özelliklerini inceleyip, yaşamından günümüze öğütler çıkarmaktır. |
 |

GÜNEŞİN BATIDAN DOĞUŞU YAKLAŞIYOR
İnsanların büyük bir çoğunluğu kıyamet vaktini kendilerinden çok sonraki nesillerin karşılaşacakları bir olay olarak düşünmektedirler. Oysa dünya üzerinde, ilk insanın yaratılışından itibaren yaşamış olan her kişi, kıyamet günü gerçekleşen olaylara şahit olacak, Allah'ın huzurunda toplanacak ve hiç kimse için bir kaçış mümkün olmayacaktır. Şu unutulmamalıdır ki, hesap günü her insan Allah'ın huzurunda yapayalnız ve tek başına sorguya çekilecektir. Bu film sizlere ölüm ve sonrası için ciddi bir çaba göstermek ve bir hazırlık yapmayı gerektirdiğini hatırlatmak için hazırlanmıştır. |
 |

TIBB-İ NEBEVİ
Modern tıp...
Teknoloji ile asırlık bilgi birikimini ve tecrübeyi birleştirerek insanlığa hizmet için çalışan bir bilim dalı.
Büyük yatırımlarla oluşturulan araştırma merkezlerinde, uzman bilim adamları her geçen gün yeni bir bilgiye ulaşıyorlar. Yeni tedavi yöntemleri geliştiriyorlar.
Şimdi bundan yaklaşık 1400 sene öncesine gidelim.
Bugünkü olumlu şartların hiçbiri yok. Teknolojik imkanlar yok. Ancak o zamandan günümüze tıp dünyasına tutulan bir ışık var.
Tıbb-ı Nebevi...
Peygamber Efendimiz (sav)’in sağlık konusunda ümmetine verdiği tavsiyeler ve örnek olduğu uygulamalardan oluşan Tıbb-ı Nebevi bugün tıp dünyasında geniş yer buluyor. |
 |

MÜSLÜMANLARIN ÜÇ KUTLU MESCİDİ
Yeryüzünde yaşayan bütün Müslümanlar, Allah'ın varlığına ve birliğine, meleklerine, Kitaplarına peygamberlerine ve ahiret gününe iman etmiş, aynı ortak değerlere gönül vermiş insanlardır.
Müminleri birbirlerine yakınlaştıracak ve kaynaştıracak olan bu ortak değerlerin en önemlilerinden biri de Allah'ın adının yüceltildiği mübarek mekanlar, mescidlerdir.
İslam tarihinde çok önemli yeri olan üç büyük mescid vardır:
Mekke'de Kutsal Kabe'nin etrafında yer alan Mescid-i Haram, Kudüs'teki Mescid-i Aksa ve Medine'deki Mescid-i Nebevi...
Bu üç büyük mescid İslam tarihinde çok önemli olaylara ev sahipliği yapmıştır.
Bu mescidleri ve etraflarındaki mübarek beldeleri ziyaret ederken Müslümanların şevk ve heyecanları artar, hamiyet duyguları kabarır, kardeşlik bağları güçlenir, bu mekanların ziyareti Yüce Allah'a yakınlaşmaya vesile olur.
Bu belgeselde bu üç kutlu mekanın tarihini ve özelliklerini izleyeceksiniz. |
 |

KAVİMLERİN HELAKI 2 (FİRAVUN'UN SONU)
Kuran’da haberleri aktarılan kavimlerle ilgili tarihsel ve arkeolojik yeni bulgular, Kuran’da verilen haberlerin doğruluğunu bir kez daha ortaya koymaktadır. İnsana düşen ise bu kavimlerin başına gelenlerden öğüt almak ve kendisini Allah’a yakınlaştıracak vesileler aramaktır. Ancak bu yolla ahirette kurtuluşa ulaşanlardan olmayı umut edebilir. Bu filmde estetik yönüyle çarpıcı, bereketli bağ ve bahçeleri olan bir coğrafyada yaşayan Sebe Halkı’nın ve Allah’a iman etmeyen ancak ölüm kendisine gelip çattığında Allah’a iman ettiğini söyleyen Mısır hükümdarı Firavun’un ve yakın çevresinin başlarına gelen helak incelenmektedir. |
 |

MEHDİYET MÜJDELENMESİ GEREKEN BİR KONUDUR
Geçtiğimiz Hicri yüzyılın müceddidi Bediüzzaman Said Nursi eserlerinde, Hz. Mehdi’nin gelişi ve İslam ahlakını tüm dünyaya hakim kılması konusunda önemli açıklamalarda bulunmuştur.
Bediüzzaman'ın eserlerinde geniş yer verdiği bu açıklamalar tüm Müslümanlar için yol gösterici niteliktedir.
Ancak bazı çevreler, “Mehdiyet konusundan aleni şekilde bahsedilmesinin pek çok açıdan yanlış ve sakıncalı olacağı” şeklinde yanlış bir düşünceyi dile getirmektedirler.
Oysa ki “Mehdiyet meselesi gizlenmesi, örtbas edilmesi değil; aksine müjdelenmesi gereken bir konudur.”
Hz. Mehdi'nin gelişi bizzat Peygamberimiz (sav) tarafından müjdelenmiştir ve Peygamberimiz (sav)'in bu konuda mütevatir olarak kabul edilen çok sayıda hadisi vardır.
Peygamberimiz (sav) bu hadislerinden birinde Hz. Mehdi'nin gelişinin Müslümanlar için bir müjde konusu olduğunu bildirmiştir:
“Hz. Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş’ten ve Ehl-i Beyt’imden bir kişidir.” (Kitab-ul Burhan Fi Alamet-il Ahir zaman, s.13)
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|