| |

ADNAN OKTAR'IN BUĞRA AYAN TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN RÖPORTAJI (28 Şubat 2009)
Sayın Adnan Oktar’ın bu röportajında yaptığı açıklamalardan biri, inananlar için önemli bir sırra dikkat çekiyordu: “Aşkla imanda devam çok önemlidir, çok derin bir imanı hiç aksatmadan devam ettirmek. Ama bunu devam ettirirken, çok önemli, imtihanın sırrı denen bir olay vardır. İnsanın Allah’ı düşündüğü bir sırada başı ağrıyabilir veya evi yanabilir, kanser olduğunu öğrenebilir... Bunlarda, bazı insanlar çok şiddetli sarsılıyorlar. Halbuki Allah samimi imanı ona göstermek için bu tip olaylar yaratır. Bunun dışında insan başka nasıl imtihan olabilir? Bu tip olaylarda sarsılmak çok küçük düşürücü ve aşağılayıcıdır mümin için. Müslüman buna en baştan çok iyi hazırlıklı olacak; “Allah beni yaralayabilir, hapsedebilir, kolum kırılabilir, hastalanabilirim... her şey olabilir. Ben her halükarda aşkımı, Allah’a olan muhabbetimi kaybetmem” diyecek ve “bilakis daha da sevgim artar” diyecek. Müminin hiçbir şekilde Allah’a olan sevgisinde bir sarsılma olmaz. İşte bu çok hayatidir. İnsanlardaki sorun işte buradan kaynaklanıyor; Allah’a imanı bir dereceye kadar kafalarında oturtuyorlar. Ama imtihanın sırrına tahammül edemiyorlar yani orada götüremiyorlar. Mesela güzel bir sofra olduğunda herkes Allah’a şükrediyor, seviniyorlar; misafir geldiğinde Allah’a hamdolsun ne kadar güzel ortam diyorlar. Ama mesela avize başına düşüyor birinin. Bir anda Allah’a olan inançlarını kaybediyorlar adeta. Halbuki bir imtihandır, kim bilir ne hikmetle onun başına düşmüştür o. Belki aklını başına getirtmek, belki Allah’ı düşündürtmek.. Belki anormal bir insan, Allah onu etkisiz hale getiriyor. Belki velayet derecesine çıkaracak Allah onu, çok mükemmel hale getirecek. Hikmetini Allah bilir. O yüzden imtihanın özü ve esası olan bu imtihan sırrını, insanların çok iyi bilmesi ve buna göre tavır alması gerekiyor. Allah’ın varlığını ve bu konuyu gece gündüz çok iyi düşünmek gerekiyor.” |
 |

 |

ADNAN OKTAR'IN ODA TV RÖPORTAJI (25 Eylül 2008)
Sayın Adnan Oktar Oda TV’yle olan bu röportajında; Ergenekon Soruşturması’nın Türkiye için bir nevi ikinci Kurtuluş Savaşı gibi olduğunu, bununla Türk milletinin çok büyük bir beladan kurtulduğunu ifade etti. Deniz Feneri davasında, suçlular varsa, o kişilerin bu suçun cezasını çekeceklerini dolayısıyla bunu Türkiye’nin neredeyse yarısının oyunu almış bir bir partiye ve partinin seçmenlerine mal etmenin mantıklı olmadığını, sadece ilgili kişiler kimlerse cezalarını çekmelerini, bunun partiyi ilgilendiren bir şey olmadığını anlattı. Ayrıca bu tip olaylara dünyanın her yerinde, her fikirde ve her düşüncede rastlanabileceğini, suç işleyen insanların her zaman belirli camialarda çıkabildiklerini, bunların lokal olaylar olduğunu, hükümetlere mal etmemek gerektiğini ve sadece söz konusu kişilerin cezalandırılması gerektiğini, bunun ilgili partinin oylarını düşürmesi gereken bir şey de olmadığını sözlerine ekledi. Sayın Oktar, R. Dawkins’in fikirlerinin internette yayınlanmasına karşı olmadığını bilakis bunu istediğini, saygı duyacağını ancak, nezaketsizlik, hakaret, iftira gibi tavırları dünyanın hiçbir yerinde, hiç kimsenin kendisi için kabul etmeyeceğini, mahkemenin kapatma gerekçesinin de hakaret ve iftira olduğunu açıkladı. Sayın Fethullah Gülen’in çok mazlum, çok nezih, çok saygılı ve düşünceli bir insan olduğunun açık açık görüldüğünü, ona karşı kuşkulu bakış açısının vicdana ve merhamete uygun olmadığını ifade etti. |
 |

ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN HALK GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Ekim 2008)
Azerbaycan Halk Gazetesi Temsilcisi, Sayın Adnan Oktar ile olan bu röportaja başlarken; Sovyet döneminde kendilerine öğretilmiş Darwinist ve materyalist dünya görüşünün tamamıyla yıkılmasında Sayın Adnan Oktar’ın görüş ve eserlerinin çok büyük rol oynadığını düşündüklerini, Azerbaycan halkının kendisine çok büyük bir sevgi duyduğunu ifade etti. Kardeş devlet Türkiye’nin öncülüğünde tüm Türk toplum ve devletlerinin biraraya gelmesini, ortak bir medeniyeti çok arzuladıklarını dile getirdi. Sayın Adnan Oktar da Azerbaycan halkına, Türk İslam Birliği’nin önümüzdeki on yıl içerisinde gerçekleşeceği müjdesini verdi. İlk olarak Azerbaycan’la Türkiye’nin iki devlet tek millet olarak birleşeceğini, iki ülke arasında bir koridor açılacağını ve vizenin, pasaportun kaldırılacağını açıkladı. Ermenistan’ın da işgal ettiği yerlerden kolayca çekileceğini, Ermeni halkının isteğinin toprak değil, sevgi, muhabbet ve barış olduğunu, Türk, Azeri, Ermeni kardeşliğinin önümüzdeki yıllarda en güzel şekilde yaşanacağını anlattı. |
 |

ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV RÖPORTAJI (2 Şubat 2008)
Tüm Karadeniz bölgesine ve uydu üzerinden de Türkiye ve Avrupa'nın tümüyle Türki cumhuriyetlerin büyük bir bölümüne yayın yapan Kaçkar TV'nin, dünyaca tanınan yazar Sayın Adnan Oktar ile yaptığı röportajı burada bulabilirsiniz.
Adnan Oktar, kitaplarının etkisi, Altınçağ'da yaşanacak olan bolluk, insanları bekleyen huzurlu ve güzel dönem, Mehdiyet, Türk-İslam Birliğinin önemi gibi konularda dikkat çekici açıklamalar yapıyor. Bu röportajda Adnan Oktar ayrıca Osmanlı dönemine olan özlemi vurgulayarak, Osmanlı yönetiminin herkes için bir huzur vesilesi olduğunu, uçsuz-bucaksız bir birliktelik olan Türk-İslam Birliğinin Türkiye'yi bir süper devlet haline getireceğini de ifade ediyor.
|
 |
|
|
|