Download |
|
| |
| Miller's experiment sought to prove that amino acids could form on their own in primordial earth-like conditions, but it contains inconsistencies in a number of areas: By using a mechanism called a "cold trap," Miller isolated the amino acids from the environment as soon as they were formed. Had he not done so, the conditions in the environment in which the amino acids were formed would immediately have destroyed these molecules. Their destruction or transformation into different compounds through chemical reactions would have been unavoidable. In the 1980s, scientists agreed that nitrogen and carbon dioxide should have been used in this artificial environment instead of methane and ammonia. There was enough oxygen to destroy all the amino acids in the atmosphere at the time when they were thought to have been formed. |
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

HARİKA CANLILAR 3 (CANLILARDA KAMUFLAJ VE AKILCI DAVRANIŞLAR)
Doğayı inceledikçe, hep aynı gerçekle karşılaşırız. Canlılar, evrim teorisinin "tesadüf" iddiasını tamamen geçersiz kılan, son derece iyi tasarlanmış kompleks yapılara sahiptirler. Her canlı, yaratılışın ayrı bir delilidir. Bu filmde izleyeceğiniz kamuflaj ve akılcı davranışlar, sadece birkaç örnektir. Doğadaki canlı türlerinin herbirinde, ayrı ayrı yaratılmış özellikler, üstünlükler vardır. Tüm bu muhteşem yaratılışın sahibi, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi olan Yüce Allah’tır. Akıl sahibi insanlara düşen ise Allah’ın yaratması üzerinde düşünmek ve O’nu övüp yüceltmektir. Allah, bir Kuran ayetinde şöyle buyurur: "Şu halde övgü, göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve Alemlerin Rabbi Allah’ındır. Göklerde ve yerde büyüklük O’nundur. O, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir." (Casiye Suresi, 36-37) |
 |

SOLUNUM MUCİZESİ
Nefes almak...
Pek çok insanın üzerinde hiç düşünmediği, çok basit gibi görünen bu işlem, aslında bir mucizeler zincirinin ilk halkasıdır. Vücudumuzdaki her hücrenin nefes yoluyla alınan oksijene ihtiyacı vardır. Kalbinizin atışı, kaslarınızın hareketi, hücrelerin bölünmesi, düşünmek... Oksijen olmadan bunların hiçbirini yapamazdınız.
Oksijenin vücuda girişi için bir soluk yeterlidir. Derin bir soluk elbette çok daha etkilidir. Bu solukla alınan oksijen çok kısa bir sürede akciğerlere ulaşacak, burada kendisi için özel olarak tasarlanmış araçlara binecek, bu araçlar oksijeni bütün vücuda dağıtacak ve vücuttaki yaklaşık 100 trilyon hücrenin her birine yaşam kaynağı olacaktır.
Bu filmde, doğumla birlikte faaliyete geçen ve bir ömür boyu hiç durmadan çalışan bu kusursuz mekanizmayı yakından izleyeceksiniz. |
 |

EVRİMCİLERİN SAHTE DELİLLERİ 2
"Evrim Teorisinin Sahte Delilleri" serimizin birinci filminde evrimcilerin, teorilerini ayakta tutabilme çabasıyla, düzmece olarak ürettikleri sahte delillerin bir bölümünü izlemiştik. Evrim teorisinin gerçek yüzünü gözler önüne seren serimizin bu ikinci bölümünde de bazı evrimcilerin düzenledikleri sahtekarlıkları incelemeye devam edeceğiz:
Evrimcilerin, canlılığın yeryüzünde ilk ortaya çıkışına evrimci bir açıklama getirmek için yaptıkları laboratuvar deneylerinin nasıl fiyaskoyla sonuçlandığını... Farklı dönemlerde yaşamış farklı canlı fosillerine ait kemikleri birbirine tutkalla yapıştırarak nasıl sahte fosiller ürettiklerini...
Plastik kemiklerden ürettikleri hayali bir fosili 100 yılı aşkın bir süre müzelerde ara geçiş canlısı olarak sergileyerek insanları nasıl aldattıklarını...
Sahtekarlığı vahşete dökerek, zavallı Afrikalı bir pigmeyi nasıl yurdundan kaçırıp Amerika'daki hayvanat bahçelerinde kafese kapatarak evrimin sözde canlı bir delili olarak insanlara sergilediklerini...bu filmde ibretle izleyeceksiniz.
|
 |

ALLAH'IN VARLIĞININ APAÇIK DELİLLERİNİ GÖREBİLMEK
Allah Kuran'da iman hakikatleri üzerinde düşünmeyi emretmektedir. Bu nedenle tüm evreni kapsayan iman hakikatleri üzerinde düşünmek, müminler için sürekli bir ibadet niteliğindedir.
Müminler iman hakikatleri sayesinde Allah'ın sıfatlarını ve bu sıfatların üstünlüğünü daha iyi kavrayıp, O'na daha fazla yakınlaşmaya çalışırlar. Derin tefekkürleri sayesinde Allah'ın ilim ve kudretinin sınırsızlığını gördüklerinden, Allah'a karşı duydukları korku kat kat artar. Dünyada her an Allah'ın rızasına, rahmetine ve cennetine kavuşmanın arzusu ve özlemiyle yaşarlar.
Cehennemden korkup-sakınan ve cenneti arzulayanlar, Rabbimiz'in rızasını, dostluğunu ve sevgisini kazanmaya çalışmalıdırlar. Bunun için de iman hakikatleri üzerinde derin tefekkür ederek Allah'ın üstün sıfatları hakkında daha fazla ilim ve kavrayış sahibi olmalıdırlar.
Öğrenmek ve tefekkür etmenin yanı sıra, iman hakikatlerini anlatmak da insanların imanlarına vesile olmak açısından oldukça önemlidir. İman hakikatlerini anlatarak insanları düşünmeye davet etmek, tüm iman edenlerin üzerine düşen önemli bir sorumluluktur. |
 |

EVRENİN YARATILIŞI (GÖKLERDEKİ MUCİZELER)
Materyalist felsefe, evrenin sonsuzdan beri var olan başıboş bir madde yığını olduğunu iddia eder. Ancak 20. yüzyıl biliminin bulguları bu iddiayı kesin olarak çürütmüştür. Günümüzde bilim göstermektedir ki; evren Büyük Patlama (Big Bang) adı verilen bir patlama ile bir anda yoktan var edilmiştir. Dahası evrenin tüm fiziksel dengeleri, insan yaşamına imkan sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Allah, yıldızların içindeki nükleer reaksiyonlardan karbon atomunun ya da su molekülünün kimyasal özelliklerine kadar her şeyi kusursuz bir uyumla yaratmıştır. |
 |

İNSANIN YARATILIŞI
Bu belgesel insanın nasıl yaratıldığını, hangi aşamalardan geçtikten sonra var edildiğini anlatıyor. Bu belgesel sizi anlatıyor! Bir zamanlar annenizin karnındaki tek bir hücreydiniz. Tıpkı yeryüzündeki diğer insanlar gibi. Derken bu hücre bölündü, iki hücre oldu. Sonra tekrar bölündü dört hücre oldu. Sonra sekiz... Sonra onaltı... Hücreler çoğalmaya devam etti. Ortaya önce bir et parçası çıktı. Sonra bu et parçası şekillendi. Et parçasının kolları, bacakları, gözleri oldu. Başlangıçtaki hücre 100 milyar kat büyüdü, 16 milyar kat kilo aldı. Önce bir hiç, sonrada yalnızca bir su damlası iken, Allah bir dizi mucize gerçekleştirdi ve insanı yarattı. Ve insana kendisini nasıl yarattığını Kuran’da şöyle bildirdi: "İnsan, kendi başına ve sorumsuz bırakalacağını mı sanıyor? Kendisi, akıtılan meniden bir damla su değil miydi? Sonra bir alak (embriyo) oldu, derken (Allah, onu) yarattı ve bir düzen içinde biçim verdi. Böylece ondan, erkek ve dişi olmak üzere çift kıldı. (Öyleyse Allah,) Ölüleri diriltmeye güç yetiren değil midir?" (Kıyamet Suresi, 36-40) |
 |
|
|
|
| |
|
|
|