| |
| The twentieth century was one of the darkest and most deadly in all of human history. Vast amounts of blood were spilled and people subjected to the most terrible fear and oppression. Such dictators as Hitler, Stalin, Pol Pot and Idi Amin inflicted genocide on millions. Hitler had those whom he regarded as “useless" exterminated in the gas chambers. Hundreds of thousands of people in many Western countries—from Great Britain to Germany, from the USA to Sweden—were compulsorily sterilized or left to die just for being sick, crippled or old. All over the world, people were oppressed and exploited because of ruthless competition. Racism became the ideology of certain states, and some races were not even regarded as human at all. |
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

TAPINAK ŞÖVALYELERİ VE MASONLAR
Ortaçağda, tarihe yön veren birçok olayın perde arkasında gizli bir örgüt vardı. Bu gizli örgütün ilk kimliği "Tapınak Şövalyeleri" idi. Tapınak Şövalyeleri başlangıçta Hıristiyanlık uğruna savaşmaya and içmiş bir Haçlı tarikatı olarak kuruldu. Ancak zamanla sapkın öğretilere kapılarak Hıristiyanlıktan bütünüyle uzaklaştı.
Tarikat üyeleri dünyevi çıkar ve ihtiraslara kapılarak Allah'ı ve dini unuttular. Askeri güçlerini ve siyasi bağlantılarını kullanarak büyük servetler elde ettiler. Ortaçağda, Kilise'den ve Avrupa devletlerinden çok daha büyük bir maddi güce ve zenginliğe ulaştılar. Bu büyük güç sayesinde tapınakçılar, zamanla devlet yöneticilerine, Kilise otoritelerine dahi söz geçirir hale geldiler. Pek çok ayrıcalık ve dokunulmazlık elde ettiler. Her türlü yolsuzluğun, ve karanlık işin düzenleyicisi oldular. Sapkın ve dejenere ayinler, ritüeller uyguladılar.
Tüm bu saydığımız nedenlerden dolayı da tutuklandılar, yargılandılar ve yasaklandılar. Ancak yeraltında örgütlenmeye devam ettiler. Ve bir süre sonra farklı bir isimle ortaya çıktılar: Masonluk.
Bu filmde, yüzyıllardır bir sır perdesi arkasına gizlenmiş olan masonluğun gerçek kökeni, yani Tapınak Şövalyeleri inceleniyor. Büyük bir ilgiyle izleyeceksiniz. |
 |

DÜNYA YENİ BİR OSMANLIYA MUHTAÇ
Bu filmde İslam dünyasının içinde bulunduğu durum ve Türkiye'nin sahip olduğu stratejik miras özetlenmektedir. Bu miras, 21. yüzyılda, Türkiye'yi lider ülkeler sıralamasının en başına yerleştirecek olan son derece köklü ve şanlı bir mirastır.
Tarihsel ve günümüzdeki gerçekler, dünyaya nizam verecek yeni bir Osmanlı'nın ortaya çıkışının bir ütopya değil, istenilir ve azmedilirse ulaşılması mümkün bir ülkü olduğunu göstermektedir.
Çeşitli zalimlikler uygulayan insanların bulunduğu günümüzde, Osmanlı geleneğinde yer alan barış ve hoşgörü dolu İslam anlayışı da, tüm dünya için şiddetle aranan bir umut ışığı haline gelmiştir.
Eğer Türkiye sahip olduğu büyük medeniyet mirasını daha iyi değerlendirir, yüzünü hep ileri dönük tutup, geçmişini her yönüyle sahiplenirse, önünde çok aydınlık bir gelecek bulacaktır. |
 |

AHİR ZAMAN'DA ORTADOĞU
Tüm hadis kaynaklarında ve İslam alimlerinin kaleme aldıkları eserlerde ahir zamanda yaşanacak olaylarla ilgili olarak ittifakla aynı bölgeye dikkat çekilmektedir: Ortadoğu
Dünya üzerinde her biri farklı açılardan kritik sayılabilecek pek çok merkezi bölge varken kaynaklarda sadece bu bölgenin ön planda yer alması önemli bir gerçeği gözler önüne sermektedir.
Bu gerçek şudur:
Ahir zamanla ilgili hadislerde sıkça adı geçen şehirlerin de içinde bulunduğu Ortadoğu bölgesi tarih boyunca Allah’ın mübarek peygamberlerinin yaşadığı, İlahi Kitapların indirildiği, 3 semavi dinin de doğuşuna tanıklık etmiş ve her dinin kutsal mekanlarının inşa edildiği kutlu bir bölge olmuştur.
Tarih sahnesinde hep başrolde olmuş bu bölgede ahir zamanın muhteşem olaylarının gerçekleşeceğinin müjdelendiği bir dönemde yaşamaktayız.
Yaşanan ahir zamanın tanıkları olarak bizlere düşen görev ise bu çok büyük müjdeyi tüm Müslümanlara ve bütün insanlığa ulaştırmak olmalıdır. |
 |

KURAN BİLİME YOL GÖSTERİR
Tüm evreni Allah yaratmıştır ve yaratılmış her şey insana Allah’ın varlığının delillerini gösterir. Bilim, bu yaratılmış varlıkları incelemenin yöntemidir. Dolayısıyla din ile bilimin çatışması düşünülemez. Aksine İslam dini, bilimi teşvik eder. İslam tarihindeki büyük bilimsel ilerleme, bu teşvikin önemini açıkça göstermektedir. Bilimi materyalist felsefe ile karıştırmak isteyen 19. yüzyıl teorileri ise günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. İnsanlık yakında daha da açık bir şekilde anlayacaktır ki; tüm evreni ve canlıları Allah yaratmıştır. Bilim, bu yaratılışın delillerini ortaya koymaktadır ve bu gerçeği 14 asır önceden haber vermiş olan Kuran-ı Kerim, bilime yol göstermektedir. |
 |

FAŞİZMİN KANLI TARİHİ
Faşizm, 20. yüzyılda doğmuş ve yayılmış bir ideoloji olarak bilinir.
Oysa gerçekte savaşı ve vahşeti yücelten bu ideolojinin kökeni, antik çağlara, Sparta'ya kadar uzanmaktadır.
Hızlı yayılışı ise I. Dünya Savaşı'nın hemen ardından oldu, Almanya ve İtalya başta olmak üzere, İspanya ve Japonya gibi ülkelerde faşist yönetimler iktidarı ele geçirdiler.
Bu ülkelerin halkları faşizm yüzünden çok büyük acılar çektiler ve korkunç vahşetlere maruz kaldılar.
Kavganın, kaba kuvvetin, saldırganlığın, kan dökücülüğün, şiddetin hakim olduğu bu rejimlerde, başta bulunan faşist diktatör ve yönetici kadrolar, kurdukları milis birlikler ve gizli polis örgütleri ile toplum üzerinde terör estirdiler.
Üstelik faşist ideolojiyi, eğitimden kültüre, dini kurumlardan sanata, devlet yapısından askeri sisteme, polis teşkilatlarından insanların özel yaşamına dek hemen her alana zorla empoze ettiler.
Faşizmin neden olduğu II. Dünya Savaşı ise, insanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri oldu ve ardında 55 milyon ölü bıraktı.
Bu filmde, faşizmin bilinen öyküsünün yanısıra, yeterince vurgulanmayan iki önemli yönünü izleyeceksiniz.
Bunlardan ilki, faşist ideolojinin kökeninin eski putperest kültürlere dayanmasıdır.
Faşizmin bir diğer önemli yönü ise, 19. yüzyıldan bu yana dünya üzerindeki çeşitli çatışmacı ideolojilerin dayanak noktasını oluşturan Darwin'in evrim teorisiyle olan bağıdır. |
 |

BEDİÜZZAMAN SAİD NURSİ'NİN DİLİNDEN AHİR ZAMAN
Bediüzzaman Said Nursi, yaşadığı dönem boyunca İslam dünyası ve Müslümanlar adına eşsiz hizmetlerde bulunmuş, yazdığı eserlerle tüm Müslümanlara doğru yolu bulmalarında ışık tutmuştur. Hiç şüphesiz ki bir asrın müceddidi olmuş böylesine büyük bir mütefekkirin Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin gelişini müjdelediği sözleri de aynı şekilde Müslümanlara yol göstermekte ve doğruyu bulmalarına vesile olmaktadır.
Bu belgeselde Bediüzzaman’ın Hz. İsa ve Hz. Mehdi ile ilgili sözleri incelenmektedir. |
 |
|
|
|
| |
|
|
|