| |
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN GAZETE 525 VE ATV RÖPORTAJI (27 Ağustos 2008)
|
|
|
| |
Filmi izlerken çok sık kesintilerle karşılaşıyorsanız, farklı bir playerda izlemek için tıklayınız.
Düşük hızlı internet bağlantıları için tıklayın
Mp4 Dosyasını İndirmek İçin Tıklayınız.
Flv Dosyasını İndirmek İçin Tıklayınız.
|
|
| |
Sayın Adnan Oktar bu röportajında; faaliyetlerinde resmi bir destek görmediğini fakat çeşitli vakıflar, dernekler, parti mensupları anlamında manen çok büyük bir desteğin var olduğunu, bütün tarikat mensuplarının, dini cemaatlerin, milliyetçi kesimin hepsinin kendisine saygı ve sevgi duyduklarını ifade etti. En büyük manevi desteği Türkiye’deki sağcı kesimden gördüğünü de sözlerine ekledi. AKP ile ilgili görüşü sorulduğunda; Sayın Tayyip Erdoğan’ın samimiyetine inandığını, dindar bir Anadolu insanı olduğunu, dünyevi bir çıkarı ve hırsı olmadığının açıkça görüldüğünü söyledi. Sayın Oktar, ayrıca, siyaset konusunun kendisinden uzak olduğunu, şahsının siyasi liderlik gibi bir isteğinin olmadığını ancak fikirlerinin zaten iktidar olduğunu anlattı. Türk İslam Birliği kurulurken Rusya’ya güvence verilmesinin ve rencide edilmemesinin önemli olduğunu, Rusya’yı mahçup etmenin, küçük düşürmeye kalkmanın yakışık almayacağını, ayrıca tecrit etmenin, yalnızlığa itmenin de çok kötü bir şey olduğunu, bazı ülkelerde böyle bir politikanın görüldüğünü ancak bunun vicdanlı bir davranış olmadığını ifade etti. 1800’lerin milli egoist mantığının terk edilmesi gerektiğini, 2000’lerin güzel, sevgi dolu, birleştirici mantığının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Kafkaslardaki sorunlarla ve çözüm yollarıyla ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. |
|
|
| |
|
|
|
ESERE AİT DİĞER TÜRLER |
ESERE AİT DİĞER BÖLÜMLER |
, |
Diğer Sitelerimiz
|
|
|
|
| |
İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER FİLMLER |
|
|
|
| |

ADNAN OKTAR'IN KANAL 47 (MARDİN) TV RÖPORTAJI (28 Temmuz 2008)
Sayın Adnan Oktar Mardin’de yayın yapan Kanal 47’nin sorularını cevaplıyor. Yazar 1400 yıl önce Peygamber Efendimiz tarafından bildirilmiş olan Ahir Zaman alametlerinin günümüzdeki tecellileri ve yine Ahir Zaman’da geleceği beklenen Hz. Mehdi ve Hz. İsa’nın zuhuru ile ilgili konuların yanı sıra Türk-İslam birliği ve Türkiye’nin Türk-İslam birliğindeki yeri hakkındaki görüşlerini açıklıyor. Türkiye’deki siyasi geliflmelerle ilgili soruları da yanıtlayan Sayın Adnan Oktar, Güneydoğu insanının sevgi ve saygıya layık olduğuna, üstünlüğün ırkla ya da başka bir şeyle değil, sadece takva ile olduğuna dikkat çekiyor. |
 |

 |

ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TV RÖPORTAJI (11 Haziran 2008)
Azeybaycan Tv’de yayınlanan ve program yapımcısı Elşad Miriyev ile yapılan roportajda Sayın Adnan Oktar Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkelerinde dağıtılan kitapların etkisi ile ilgili şu yorumlarda bulunuyor:
“Aslında dağıtılan kitap az, ancak etkisi çok büyük. Adeta bir atom bombası gibi. Gittiği yeri altüst etti, bir günün içinde Fransa’yı altüst etti. Fransa’yı seçtim. Çünkü Fransa Marksist ve materyalist felsefenin merkeziydi. Ama yaşanan gelişmeler bize gösteriyor ki, Yaratılış Atlası bu duruma bir son verdi.”
Sayın Adnan Oktar sorulan sorular üzerine Karabağ Sorunu ile ilgili çok önemli açıklamalarda bulunuyor. Karabağ sorununun bir an önce çözülmesi, Laçin Koridorunun ise mutlaka açılması gerektiğini ifade ediyor. Sayın Oktar bu topraklardaki işgalin sona ermesinin hem Türkler hem de Ermenilerin faydasına olacağını vurguluyor ve Türkiye-Azerbeycan birleşmesi ile ilgili olarak “Azerbeycan ile Türkiye’nin birleşmesi yeri göğü ayağı kaldırır, büyük bir heyecan meydana getirir. Bu Ermenistan için de büyük bir fayda sağlayacaktır.” Şeklinde bir yorumda bulunuyor.
Fransa’da kitapların yasaklanmasıyla ilgili bir soru üzerine Sayın Adnan Oktar şu yorumda bulunuyor:
“Fransa’da kitapların yasaklanması çok hayırlı olmuştur. Çünkü bir kitabın yasaklanması, bu kitabı mutlaka okuyun demektir. Bir öğrenciye bu kitap yasaklandı, sakın okumayın derseniz, bu aslında hemen bu kitabı alıp okuyun demek anlamına gelir. Fransa’da da bu nedenle çok yüksek derecede okunuyor, kitaplarıma karşı çok büyük bir ilgi var.”
Röportajda ayrıca masonluk, materyalizm ve ateist siyonizm ile yapılan fikri mücadelenin sonuçları, laikliğin önemi, yeni yayınlanan kitapların etkileri, Darwinizm’i Müslümanlaştırma çabalarının da artık son bulduğu gibi çeşitli konular üzerinde önemli açıklamalar yer alıyor. |
 |

ADNAN OKTAR'IN KORDON TV (İZMİR) RÖPORTAJI (27 Temmuz 2008)
Sayın Adnan Oktar İzmir Kordon Tv’de yayınlanan röportajında aşağıdaki konularda önemli açıklamalarda bulundu:
- Yapılan arkeolojik araştırmaların Darwinistlerin önüne 100 milyon adet delil koyması, ancak evrim teorisi lehinde hiçbir delilin olmaması,
- Emniyette gözaltında bulunduğu sırada Sayın Adnan Oktar’a düzenlenen kokain komplosu ve bu komplonun arkasındaki karanlık güçler,
- Sayın Adnan Oktar’a yönelik psikolojik savaş ve akıl hastanesinde bulunduğu dönemde yaşadıkları,
- BAV davasında yaşanan son gelişmeler,
- İslam dünyasında Darwinizm neden güç kazandı? Osmanlı’dan bu yana Darwinizm’le neden mücadele edilmedi?
- İnsan ırkları ne şekilde ortaya çıktı?
- Ortadoğu’da sosyalizm neden güç kazandı?
- Irak’ta yaşananlar,
- İslam birliğini duyulan ihtiyaç, İslam dünyasında manevi bir lidere duyulan ihtiyaç,
- Saddam Hüseyin’in şiddet politikaları ve İslam dinine yaklaşımı,
- Filistin sorununun çözümü
- Ermenistan ile yaşanan sorunların çözümü
|
 |

 |

ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Şubat 2009)
Sayın Adnan Oktar bu röportajında izleyicilerden gelen soruları yanıtladı ve aydınlatıcı açıklamalarda bulundu. Bu açıklamalardan biri, Ergenekon örgütü ile ilgili olarak devletimize destek olunmasının önemi ile ilgiliydi:
“Baron fakir bir insandı, bir anda akılalmaz zengin oldu. Etrafına bol bol para saçan, kendi kalemşörlerini besleyen ve adeta kendi içinde gelişen bir canavara dönüştü. Yıllardan beri milletimize kan kusturdu. Komünist derin devlete karşı tavır almamak bütün bunları kabul etmek anlamına gelir. Türkiye’nin bölünmesini kabul etmek demektir, PKK’yı tasdik etmek demektir, PKK’nın gücüne güç katmak demektir. Masonik örgütlenme içinde olduklarını kendileri açık açık söylüyorlar, dışarıdan destek aldıklarını, Türklüğü ve Türkçülüğü kullandıklarını söylüyorlar. İsrail bayrağını olduğu gibi almışlar, mason sembollerini bayrağın üzerine koymuşlar. Bunu oturup seyredersek bu bizim vatanseverliğimize yakışmaz. Makul, tutarlı bir insan mutlaka şiddetli tavır koyar böyle bir şeye. Eğer çoluğumuzun çocuğumuzun sağlığını, sıhhatini, mutluluğunu düşünüyorsak, onları faili meçhullerle kaybetmek istemiyorsak ve faili meçhullerin durmasını istiyorsak mutlaka devletimize yardım etmemiz lazım.”
|
 |
|
|
|
| |
|
|
|